Cuma, Aralık 14

50 Yaşında Başladı, 500 Ülke Gezdi…

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Gezmeyi sevenlerin yakından bildiği gezgin Deniz Dağasan nam-diğer gezgindenizkızı, 50 yaşında başladığı sırt çantalı seyahatlerinde bugüne kadar beş kıta, 75 ülke, 500’den fazla şehir gezdi. 

Bugüne kadar  pek çok yeri gezen gezgin Deniz Dağasan ya da daha bilindik blogger adıyla gezgindenizkizi bugüne kadar pek çok ülkeyi gezmiş, gezmek derken öyle turla ya da 3-5 günlük kısa molalarla değil, aylarca kalarak, oranın kültürlerini tanıyarak, oraların insanıyla yaşayarak, sohbet ederek, onların yemeklerini yiyerek. Yani onlara uyum sağlayarak, bilinmedik geleneklerini, gündelik hayatlarını hazmederek… Tabii bir de ünlü yazar Paulo Coelho’nun da kitabını yazdığı tüm dünyadan gezginlerin yürüdüğü Camino de Santiago yolunu 2 kere yürümüş.

Bahaneler onu ilgilendirmiyor. Para yok gezemiyorum, dil bilmiyorum gezemiyorum, yaşım geçti gezemem gibi bahanelere karşı çok özel bir örnek. Bu arada İngilizcesi ikinci anadili gibi ama İngilizce konuşulmayan pek çok ülkeyi rahatça gezmiş…

Eski İstanbullu, Bağdat caddesinde büyümüş, sonradan İzmirli…  Ama oturduğu Karşıyaka bir numarası. ’Uzun yıllar kurumsal hayatta çalışmış, Arada birkaç sene İngiltere’de, birkaç sene de Kıbrıs’da yaşamış.

Deniz Dagasan, oğlu Allen Daniel Mason, gelini Sonya ve torunu Mila Aylin…

Aslında gezmeyi hep çok sevmiş ama 50 yaşına geldiğinde sırt çantasıyla gezen oğluna özenmiş ve o da sırt çantasıyla kendini yollara vurmuş. Şu anda 63 yaşında, şimdiye kadar beş kıtada 75 ülke gezmiş, şubat sonunda üç aylık bir yolculuğa daha çıkıyor ve  listesine iki kıta daha ekleyecek: Avustralya  ve Zealandia…

Deniz Dağasan gezilerini anlatırken ilk gelen tepki cümlesi şu oluyormuş genelde “Eee paranız var demek ki geziyorsunuz, bizim sizin kadar paramız yok gezemeyiz.” Onlara ne mi diyor? İşte bu soruyu ve diğer diğer merak ettiğim soruları sordum…

Filipinler

 

Paranız çok herhalde ki çok geziyorsunuz diyorlar panellerde ben de şahit oldum. Sahi nasıl geziyorsunuz?

Para hiç bahane olmadı gezilerimde. Emekli maaşım ve kaptan oğlumun bana yaptığı yardımla geçen sene 2000 bu sene ise 2500 TL’lik bütçemle gezilerimi organize ediyorum. En ucuz uçak biletlerini araştırıyorum, hostellerde, yerel halkla evlerde ya da çadırda kalıyorum.

Gezmeye 50 yaşından sonra başlamışsınız,  hiç korktunuz mu, ürktünüz mü yola ilk çıkarken, çünkü tek başınıza seyahat ettiğinizi biliyorum?

Aslında gezmeyi hep seviyordum ve geziyordum da ama 50’den sonra tek başıma sırt çantamla devam ettim. Seyahatlerimde hiç ürkme, korkma yaşamadım. Bugüne kadar gezdiğim ülkelerde hep iyi insanlarla karşılaştım, hep iyi diyaloglar kurdum. Çünkü gülümsemek bulaşıcı ben de gülümseyerek iletişim kurdum öncelikle. Şu anda dünyanın her yerinden görüştüğüm arkadaşlarım var.

Nepal – Sarangottan Annapurna dağları

 

Bugüne kadar kaç ülke gezdiniz ve daha kaç ülke var hedefinizde?

Şimdiye kadar 75 ülke gezdim, 500’ün üstünde de şehri dolaştım. Genelde uzun seyahatler yapıyorum, Güney Amerika 10 ay, Meksika ve orta Amerika 4 ay, Güneydoğu Asya 4 ay, Nepal, Hindistan 3 ay sürdü. Benim için kısa olan seyahatler ise 1 ay sürdü. Hedefim 100 ülkeyi tamamlamak…

Peru – Machu Picchu

 

Gezmek sizde nasıl bir motivasyonla başladı?

Bir kere babam kaptandı ve çok gezdik ben çocukken. O zamanlarda da gezmeyi severdim. Sonradan oğlum da kaptan oldu. Yani ailece seviyoruz dünyayı dolaşmayı. Ben de baba ve oğulun kaptanlığından etkilendim sanırım ve 50 yaşında başladım sırt çantamla dolaşmaya. O günden bu yana yılın sekiz ayı yollardayım.

Yollarda en çok etkilendiğiniz yerler nereler oldu?

Pek çok yer sayabilirim ama ilk aklıma gelenler Nepal, Hindistan, Meksika… Nepal’deki insanların güler yüzü, o kadar fakirliğe rağmen karşılıksız yardım etmeleri, Hindistan’da ise kadınların muhteşem renkleri… Meksika beni çok etkiledi, muhteşem bir ülke, çok beğendim, insanlarını çok sevdim. Orta Amerika çoğunlukla yağmurlu olmasına rağmen favorilerim herhalde Nikaragua ve Kosta Rika.

Ayrıca Güney Amerika’da bütün ülkeleri çok sevdim, Kolombiya’nın insanları, Patagonya’nın doğası, Bolivya’nın utangaç insanları… Hepsi çok güzeldi. Oradaki Uyuni Tuz Çölü beni çok etkileyen yerlerdi.

“Ben 63 yaşında deli bir kadınım” diyen Deniz Dağasan, Kolombiya Bogota Botero Müzesi’nde…

 

Aslında her gittiğim yer benim için güzelliklerle dolu ama hangisi diye sorulduğu zaman sanki hepsini sayayım istiyorum.

Ayrıca her ülkenin güzellikleri de çirkinlikleri de var. Önemli olan güzel olan kısmını görebilmek, sadece bakmak değil görebilmek önemli.

Türkiye’den çok az insanın gittiği Camino de Santiago’da da yürümüşsünüz.  O yoldaki deneyimlerinizi de paylaşır mısınız?

Camino de Santiago Yolu, dünyanın değişik ülkelerinden insanların Galiçya özerk bölgesinde bulunan Santiago de Compostela kentine varmak için izlediği ve coğrafi olarak Avrupa’da yer alan bir dizi yoldan oluşur.

Camino de Santiago Yolu…

Bu yol, Isa’nın on iki havarisinden biri olan Aziz Santiago’nun (Aziz James ya da Yakup) kemiklerinin bulunduğuna inanılan Santiago Compostela kentindeki Katedral’de biten bir yol. Orta Çağa uzanan tarihsel bir geçmişe sahip olan bu yolu Hristiyan Katolik hacılar o zamanlardan bu yana manevi ve dini, dinle ilgisi olmayanlar ise kültür turizmi (kültürel miras ve doğa), kişisel ya da spor amaçlı kullanıyor.

Ben bu yolu kendi sınırlarımı ölçmek için 2 kere yürüdüm. İlk seferinde St.James yolunu Leon şehrinden başlayarak 11 günde 260 km, gecen sene de Porto’dan başlayarak Portekiz yolunu 230 km. 14 günde 2 arkadaşımla beraber Omurilik Felçlileri Derneği yararına yürüdüm. 4 tane akülü iskemle hediye etmeyi başardık bağışlarla…

 Gezmek isteyenlere neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle skor için sayıyı artırmak için gezmeyin Dünya, bizim evimiz, çıkın dolaşın görün, sadece ülke sayısını artırmak için gezmeyin oraları yaşayın, insanıyla konuşun. Bana çoğu zaman sorulan bir soru da “siz tabii İngilizce biliyorsunuz ondan gezebiliyorsunuz, ben dil bilmiyorum nasıl gezeceğim?” oluyor.

Meksika – Ölüler Festivali

Oysa ben İngilizce konuşulmayan pek çok ülkeye seyahat ettim ve yerel halkla yine iletişim kurdum. Yani tek dil var: Gülümsemek… Gülümsemek bütün kapıları açıyor. Yeter ki karar verin.

Biraz da şubat sonu yapacağınız seyahatinizden bahseder misiniz?

Bu seneki uzun seyahatim Tayland, Yeni Zelanda, Avustralya ve Laos’u kapsayacak ve 3 ay sürecek. Daha uzun olabilirdi ama biraz pahalı ülkeler olduğundan kısa tuttum.

Bugüne kadar Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika’yı gezdim. İki kıta yani Avustralya ve Antarktika kalmıştı ancak son yapılan araştırmalara göre bilim insanları dünyada 7 değil 8 kıta bulunduğunu açıkladı. 4.9 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle yüzde 94’ü su altındaki “Zealandia” dünyanın en küçük kıtası olarak açıklandı, belki de yakında coğrafya kitaplarında bilgiler yeniden değişecek.

Seyahat deneyimlerinizi merak edenler sizi nereden takip edebilir?

Anılarımı okumak isteyenler https://www.facebook.com/gezgindenizkizi/adresimi takip edebilir ve gezgindenizkizi.com sitemdeki paylaşımlarımı okuyabilir.

Kaynak: renklikadinlar.com

Paylaş

1 Yorum

  1. cihan arslan on

    Tam istediğim gibi bir gezi yapmış, bende belli bir yaştan sonra tamamen gezmek sadece dinlenmek istiyorum, 500 ülke gezemesemde 100 yakın ülkeyi görebileceğimi düşünüyorum ben.

Yorum yapın

Sosyal medyada bizi takip edin...