Pazartesi, Mayıs 28

Güneş Ülkesi Mardin!

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Taşın başkenti ya da “Gündüzü seyranlık gecesi gerdanlık” diyorlar Mardin’e…  Ya da Güneşin Ülkesi… Mardin adı Arapça kaynaklarda Mâridîn, Süryanice kaynaklarda Marde olarak geçiyor. Bazı görüşlere göre Mardin kelimesi, savaşçı bir kavim olan ve Ardeşir tarafından 3. yüzyılda buraya yerleştirilen Mardeler’den geliyor.

O güzel Mezopotamya manzarasına tanıklık eden güzel Mardin’e Güneş Ülkesi deniyor. Her şeyin başladığı topraklar, uygarlığın beşiği, ilklerin bölgesi, insanoğlunun binlerce yıl boyunca güneşe taptığı coğrafya: Mezopotamya.

MardinGüneş bu topraklara can verir, karanlıktan sonraki ışıktır, iyinin kötüye galibiyetinin simgesidir, yol gösterir ve toprağın bağrını cayır cayır yakarken bereketi de getirir. Güneş Mezopotamya’dır. Güneş bu coğrafyanın imzasıdır, mührüdür.

Deyrülzafaran Manastırı

Nükhet Everi’nin kitabında Güneş bu coğrafyanın imzasıdır, mührüdür diyor , çok da doğru söylüyor bence. Peki sadece Mezopotamya yönünden mi Güneş Ülkesi diyoruz biz buraya? Tabi ki hayır, eski bir gelenekten bahsedelim şimdi. Bu topraklarda insanoğlu güneşe tapmış ve bölgenin en önemli manastırlarından olan Deyrulzafaran Manastırı bir güneş tapınağının üstüne kurulmuştur, belki de daha çok araştırma ile daha fazla güneş tapınağı gün yüzüne çıkacaktır. Şimdi her şey daha net oturdu kafamıza, neden Güneş Ülkesi dendiğini daha iyi anlıyoruz.

Peki Mardin deyince aklımıza başka neler geliyor? Süryaniler. Süryaniler her zaman kafa karıştırıcı bir konu olmuştur aslında. Kısaca bahsetmek gerekirse Süryanilerden şöyle diyebiliriz, eski Mezopotamya halklarının mirasçıları. Aslında haklarında çok farklı tezler bulunuyor, bunlar siyasal ve inanca dayalı tezler. Biri Asurlular’dan geldiklerine dair bir tez, diğeri de Aramiler’den geldiklerine dair bir tez. Genelde bizimde kullandığımız gibi Süryani Hristiyanlar, yani biz genel olarak Aramiler’den geldiği daha doğru görüyoruz. Mardin’de bol bol gördüğümüz Süryani kilise ve manastırları da cabası diyebiliriz.

Fazla Bilinmeyen Mardin Köşeleri

Mardin’e havalimanı ile indiğiniz zamandan ve merkeze kadar giden süre sizin için belki de hayal kırıklığı olabilir ama sakın umudunuzu kesmeyin! Karşınızda o diziler, fotoğraflarda gördüğünüz bir Mardin manzarası gelecek…

Mardin’in içinde dolaşmak başlı başına sizin için muhteşem bir deneyim… Bir turla da gidebilirsiniz  bireysel olarak da gezebilirsiniz.

Dara…

Mardin’e gittiğimde asla ummayacağım bir yere götürdüler beni, Dara. Nusaybin’in batısında kalıyor burası, hala köy kimliğini kaybetmemiş sayılı yerlerden, tarihi yerleri de bir o kadar muhteşem. Tarihçesi de bayağı eskiye dayanıyor taa M.Ö 3. Yüzyıla, ismi de bu şehri kuran Pers Kralı Darius’tan geldiği söyleniyor. Tarihi açıdan burada neler kaldı derseniz açıkçası çok şey kalmış şaşırtacak derecede; kaya mezarları, sarnıç, şehirdeki köprüler, sütunlu cadde, sivil yapılar, kuleler, surlar… Aralarından en büyüleyicisi sarnıçtı benim için.

Midyat Anıtlı Köyü’ne mutlaka gidin…

Midyat’a da uğramadan sakın geçmeyin. Özellikle Midyat’ın 21km uzağındaki Anıtlı köyü veya eski adıyla Hah Köyü çok özel… Bu köy de civardaki birçok köy gibi eski bir Süryani köyü ama diğerlerinden biraz farklı çünkü köy nüfusunun tamamı Süryani.

Meryemana-Kilisesi

Bu köyün önemli bir özelliği sınırları içinde Meryem Ana Kilisesi’nin olması. Kilise, bugüne kadar oldukça iyi korunmuş… 2 bin yıllık anıtın üzerine kurulmuş bir kilise olan Meryem Ana Kilisesi’nin başka bir örneği yok. Kilisede haçın üzerinde İsa’nın ruhunu betimleyen güvercin figürünün dünyada sadece burada olduğu belirtiliyor.

Mardin’de ne yenir?

Mardin’e özgü yemekleri yemek istiyorsanız öncelikle baharatlı yemeğe alışık olmalısınız. Mardin Mutfağı oldukça zengin… Haşlanmış ve kızartılmış içli köfte, işkembe dolması, kaburga dolması, tarçınlı patlıcanlı pilav, peynirli helva listedekilerin sadece birkaçı…

Yemek için önereceğimiz mekanlar ise…

Cercis Murat Konağı; Şahane bir manzarası ve Mardin mutfağını çok özellikli olarak tadabileceğiniz bir yer, biraz fiyatı yüksek diyebiliriz ama değiyor emin olun ki.

Kaburgacı Selim Amca; Kaburga severlere yönelik.

Siras Sarapçılık; Mardin’den Süryani şarabını denemeden dönmeyin.

Sadık Künefe; Künefenin piri Hatay olsa bile Mardin’de dondurmalı künefe denemenizi öneririm.

Paylaş

1 Yorum

  1. ömer çetin on

    Mardinde çok eskilere dayanıyor, fazlasıyla eski yapıtı var gezmek için, benim arkadaşlarım götürmüştü beni o zamandan beridir ara ara bende giderim mardine.

Yorum yapın