Cuma, Aralık 14

Sümbül Yakar, Nepal Gezisini Anlattı…

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Daha önce turlarla seyahat eden Sümbül Yakar, emekli olduktan sonra sırt çantalı olarak gittiği Nepal gezisini anlattı: Bütün insanların günün her saatinde birbirlerine ya da turistlere “Namaste” diye selam vermeleri çok hoşuma gitti.

 

Kaç günlük bir geziydi ve hangi şehirleri gezdin. Gezdiğin şehirleri anlatır mısın?

Nepal’de toplam 20 gün kaldım ve çok yerini de gezdik. Gezdiğim yerleri ve neler yaptığımızı şöyle anlatayım…

KATHMANDU

Türkiye’den aktarmalı uçak ile Kathmandu’ya gittik. Vardığımızda geceydi. Thamel bölgesindeki otele yerleştik ve dinlendik. Ertesi gün Kathmandu’yu keşfe çıktık. Önce Thamel’de gezmeye başladık. Thamel, Kathmandu’da konaklama, yemek ve alışveriş için en uygun semt. Birçok kafe, bar ve restaurantın bulunduğu bölge alışveriş için ideal. Outdoor malzemenin satıldığı dükkanların bulunduğu semtte istediğiniz markanın kopyalarını ucuza alabilirsiniz. Burası turistik merkez olsa da yerel yaşamın detaylarıyla da oldukça iç içe. Arka sokaklarında dolaşıp küçük yerel dükkanlardan alışveriş yapabilirsiniz. Yolların asfalt olmamasından dolayı Thamel’in havası oldukça tozlu ve kirli. Bu nedenle yollarda pek çok insan maskeyle dolaşıyor.

Burada ulaşım için yolcu taşıma bisikleti çok yaygın. Trafik oldukça karışık. Trafik akışı soldan. Yollarda dikkatli olmakta fayda var. Şehir içi ulaşımında otobüs hizmeti var ama çok kalabalık. Biz ulaşımda en çok otobüsleri kullandık. Kentte en kolay ulaşım şekli taksiler. Renkleri beyaz. Mutlaka binmeden önce pazarlık yapın. Turist olduğunuzu anlayınca fiyatları çok yüksek söylüyorlar.

 

 

Kathmandu halkı basit ve düşük standarlarda yaşıyor. O yüzden kentte konfor lüks olarak değerlendiriliyor. Kathmandu, geçmişte çok hasarlar almış. En son Nisan 2015 yılında büyük deprem yaşanmış. “Tapınaklar Şehri” olarak adlandırılan Kathmandu vadisinde 7 adet tapınak var. Kathmandu, dünyanın en güzel tapınaklarından birisi kabul edilen 2000 yıllık Swayambhunath Stupası (Maymunlar Tapınağı) ve Hinduizmin en kutsal yerlerinden Pashupatinath Tapınağı gibi dini ve tarihsel eserlere ev sahipliği yapıyor.

Swayambhunath Stupası

Çevresinde çok sayıda kutsal olduğuna inanılan maymun bulunan ve Budizm’in dünyadaki en kutsal temsillerinden birisi olan Swayambhunath Stupası (Maymunlar Tapınağı) Kathmandu”nun yüksek bir tepesinde kurulmuş. M.Ö. 5 yy. yapımına başlandığı bilinen Maymunlar Tapınağı’nın inşası hem Hindular hem de Budistler tarafından tamamlanmış. Bundan dolayı Hindular da ibadet için tapınağa ziyarette bulunuyorlar.

İki girişi bulunan tapınağın bir girişi 365 basamaklı merdivenli girişi diğeri de arabayla çıkılan giriştir. Yapımında 20 kilogram altının kullanıldığı tapınakta altın kaplama üzerine yapılan Buda’nın gözleriyle burnu yer alıyor. Burun Budizm’de o bütünlüğü temsil eder. Merdivenlerden sonraki alanda Budist manastırları ile birlikte restaurantlar yer alıyor. Burada ayrıca Kathmandu şehrinin muhteşem manzarasını da yukarıdan seyredebilirsiniz. Biz buraları gezmek için tur satın aldık ve arabalı girişten giriş yaptık. Buraya giriş ücreti 200 Rupi.

 

Pashupatiath Tapınağı

“Kutsalların Kutsalı” olarak adlandırılan “ölü yakma” törenlerinin yapılarak küllerinin Ganj Nehrine döküldüğü Pashupatiath Tapınağı da Kathmandu’da bulunuyor. Ganj’ın önemli kolu olan Bagmati Nehri üzerinde yer alan ve “kutsalların kutsalı” olarak adlandırılan bu tapınak Lord Shiva’ya adanmış. Hinduizm’de ölümden sonra bedenlerin burada yakılması ve küllerin Ganj ile birleşmesi için nehre savrulmasınının; ölen kişinin cennete gidişini kolaylaştırdığına inanıldığından burası çok kutsal kabul ediliyor. Ben buradan çok etkilendim.

“Kutsalların Kutsalı” tapınağının içine Hindu değilseniz giremiyorsunuz. Ancak nehir kenarında gezebilir ve yapılan törenleri izleyebilirsiniz. Buraya giriş ücreti 1000 Rupi.

Bauddhanath Tapınağı

Kathmandu’da bulunan bir diğer görülmesi gereken yer de Budistler için bir HAC mekanı olma özelliğine sahip olan Bauddhanath Tapınağı… Yapıldığı tarih tam bilinmiyor. M.Ö. 5. yy. da yapıldığı tahmin ediliyor. Söylentilere göre Buda’nın ölümünden önce inşa edilmiş. Yapılış şekli de pek çok efsaneye konu olmuş. 1950 yılında Çin’in Tibet’i işgali sonrası birçok Tibetli Budist buraya yerleşip bu bölgede 50 manastır kurmuş. Bu manastırlar ziyaretçilere açık. Tapınağa giriş ücreti 150 Rupi.

Patan Durbar Square

Tanrı Rato Machhindranath zamanında yaşadığı şehir olan Patan Budizm’in Dorona-Çakra felsefesindeki “Doğruluğun Çarkı” sistemine göre inşa edilmiş. Bu sisteme göre Patan Şehrinin dört köşesinde ve bir tane de merkezinde Ashoka Stupaları gibi tarihi tapınaklar inşa edilmiş. Şekilleri ve ölçüleri ile nefes kesici olan bu tapınakların dışında da çeşitli şekillerde ve boylarda 1200 adet farklı tapınak bulunuyor. Giriş ücreti 1000 Rupi.

Durbar Meydanı

Thamel bölgesine yürüyerek yaklaşık 10 dakika uzaklıkta olan bu meydanda tapınaklar ve saraylar var. Buraya Kathmandu’nun kalbi diyebiliriz. 2015 Nisan ayında meydana gelen deprem sonrası büyük hasar görmüş bu meydanda 12. yüzyıldan kalma binaların tadilat çalışmaları devam ediyor. Bu meydanda bulunan ve tek bir ağaçtan yapıldığı söylenen Kasthamondop Kathmandu’ya ismini veren yapı olarak biliniyor. Hindu tapınakları olan bu meydana Hindu olmayanlar giremiyor. Yaşayan tanrıça Kumari’nin (Nepallilere göre) evi de burada. Kumari, belli saatlerde çıkıp halkı selamlıyormuş. Fotoğraf çekmek yasak. Kısacası 5-6 yaşlarında çok özel elemelerden geçerek seçilen bir kız çocuğu evlerinden alınarak Durbar meydanındaki bulunan Kumari Bahal’de yaşamaya başlıyor. Evin girişinde kapının sağ ve solunda biri erkek diğeri dişi olmak üzere iki aslan figürü yer alıyor ve inanışa göre evi koruyor. Giriş ücreti 1000 Rupi.

 Bhaktapur

Buradaki önemli turistik merkezlerden birisi de Bhaktapur. Kathmandu vadisinin 12-13 Km. doğusunda yer alıyor. Yerel halkın “dindarlar şehri” ismini verdiği yerleşim; açık hava müzesi kimliğini muhteşem tapınaklarından, büyüleyici mimarisinden ve tarihi kültürel zenginliğinden alıyor. Çılgın festivalleri, Nevvari insanlarının sıcaklığı ile birleşince unutulmaz anılar yaşatan Bhaktapur’a taksi veya otobüsle gidebilirsiniz. Biz otobüs kullandık. Fakat otobüste kalabalıktan yerel halk ile fazla sıkıfıkı olmaya hazırlıklı olun.

Otobüs fiyatı 25 Rupi. Nepal’in eski başkenti olan Bhaktapur,  Dünyada Unesco Kültür Mirasları listesinde en çok eser barındıran kent unvanına sahip. Yeme içme Thamel’e göre biraz pahalı. Bir çay için 4 Dolar verdik.  Burada festivale denk geldik Şehre giriş ücreti 1100 Rupi.

POKHARA

Kathmandu da 4 gün kaldıktan sonra otelde bazı eşyalarımızı bırakarak Pokhara şehrine geçtik. Pokhara Kathmandu ya 200 km uzaklıkta fakat yol çok bozuk ve virajlı olduğu için 8 saatte gidebildik.Burası tam bir doğa harikası.

Pokharaya’ya gelmek için Kathmandu’dan turist otobüs durağından otobüslere binerek geliniyor.

Burada zaman sanki durmuş gibi. Huzurun kenti Pokhara, dağların arkasında Himalayalar’ın eteklerinde sakin bir kent. Phewa gölü kentin güzelliğine güzellik katıyor. Rengarenk sandalları neşeli bölge halkı ve her saat eğlencesiyle mükemmel bir gezi noktası.

Genellikle yürüyüş ve tırmanış için tercih edilen Pokhara, Himalayalar’ın önemli zirvelerinden birisi olan Annapurna zirvesi ve dağ grubuna ev sahipliği yapıyor.

Biz zamanımızın çoğunu bu şehirde geçirdik.

Gölün kenarında gitar çalanlar, şarkı söyleyenler, dans edenlerle karşılaşıyorsunuz. Hippi kuşağının devam temsilcilerinin ana uğrak noktası burası.

Pokhara aynı zamanda yamaç paraşütü, bungeejumping gibi aktivitelerin yapıldığı bir merkez. Gün doğumunu izlemek için arkadaşlarımla Pokhara’dan Sarangoth’a yürüyerek çıktık. Yolda İsveçli bir arkadaş edindik. Asla unutamayacağım çok keyifli bir tırmanıştı. Tırmandıktan sonra tepedeki Pokhara ve Fewa gölü manzarası görülmeye değer. Sabah erkenden kalkıp gün doğumunu izlemeye gittik. Güneşin dağların arasından çıkarak doğuşunu izlemek ayrı bir keyifti. Biz arkadaşımla yamaç paraşütünü burada yaptık.

 

Hatta bir Türk pilotla karşılaşıp onunla uçuş yaptık. Benim için muhteşem bir deneyimdi. Herkese tavsiye ederim. Müthiş bir adrenalin patlaması.

Taksi ile ulaşımın sağlandığı bölge aynı zamanda dağcılar için de bir nevi başlangıç noktası olarak kullanılıyor.

CHİTWAN

Sonraki durağımız Chitwan National Park oldu. Burası 1973 yılında kurulmuş UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Biz Pokhara’dan Chitwan’a geçtik fakat Kathmandu’dan da turist otobüsleriyle gelinebiliyor. Burada konaklama için farklı seçenekler mevcut.

Milli park ilan edildikten sonra parkın etrafını elektrikli teller çitler ve korkuluklarla çevirmişler.

Chitwan’ın havası biraz sıkıntılı. Sıcak ve sivrisinek rahatsız edici. Hatta arkadaşımı sivrisinekler bayağı yedi. Bana dokunmadılar sağolsunlar…

Buranın güzel tarafı kuş sesleri içinde uyanıyorsunuz güne. Geceleri fillerin seslerini rahatlıkla duyabiliyorsunuz. Chitwan yollarında her yerde fillerle karşılaşıyorsunuz

Turistlere yönelik yapılabilecek pek çok aktivite var. Genelde paket tur olarak satıyorlar. Filler üzerine binerek bir saatlik vahşi orman safarisi, tahta oyma kanolar içinde timsahların arasından geçerek (bu çok heyecanlı) orman yürüyüşü ve jeep safari aktivitelerden birkaçı…

Chitwan Milli Parkı seyahatinizde kesinlikle gezilmesi gereken bir nokta bence.

Aktivite olarak neler yaptın ve oralara gidecek olanlar için aktivitelerle ilgili bilgi paylaşır mısın?

O kadar çok yapılacak aktivite  var ki biz zamanımızın yettiği kadar Saranghot’a mini bir trekking yapıp sabah da Saranghot tepesinden gündoğumunu izledik. Ardından da yamaç paraşütü yaptık. İnanılmaz keyifliydi. Kayık kiralayıp Phewa gölünde gezinti yaptık. Pokhara’da yakın köylere gidip köy evlerini ziyaret ettik. Bizi çok güzel misafir ettiler. Güzel insanlarla tanıştık dost olduk.

Nepal’e giden arkadaşlar trekking- rafting- yamaç paraşütü- Bungee Jump/ Zıpline yapabilir. Kayık kiralayıp gölde gezebilir. Motor kiralayıp etrafı keşfe çıkabilir.

Oraların yemek kültüründen de bahseder misin?

Nepal mutfağı çok zengin bir mutfak. Hint kültüründen de etkilendiği için çeşitleri daha da zenginleşmiş. Nepal mutfağından en çok tüketilen iki yemek gördüm… Momo: Buharda pişen hamurun içine konan kıyma tavuk veya sebze (patates) bol baharatlı bir şekilde yapılan bir yemek. Tibet mantısı da diyorlar.

Dhal bhat ise Nepallilerin en çok tükettiği geleneksel yemekleri diyebiliriz.

Mutlaka misafir olduğunuz evde ikram ediyorlar ve çatal kaşık kullanmadan elleriyle karıştırıp yiyorlar.

Bhat pirinç anlamına geliyor. Dhal ise mercimek çorbası. Pirinç ve mercimek çorbasından oluşan yemek tabağı çeşitli sebzelerle süslenip servis ediliyor. Nepal’in vazgeçilmez günlük yemeklerindendir.

Masala tea: Bildiğimiz siyah çaya aromatik baharatlar eklenmesi ve sütle servis edilmesi ile oluşturulan bir çay. Nepal’de bütün kafelerde tadabilirsiniz benim damak tadıma pek uygun değil ama arkadaşlarım severek içiyorlar.

Nepal’e gidecek birine şunu yapmadan dönme diyeceğin ne ya da neler olabilir?

Mutlaka Himalayalar’ı en geniş açıdan gören Saranghot tepesinden gün doğumunu izlemeden dönmesinler.

Gezi sırasında yollarda Türklerle karşılaştın mı?

Türkiye’den gelenler çok fazla değildi ama biz birkaç arkadaşla karşılaştık. Hatta onlarla arkadaş olup görüşmeye bile başladık.

Nepal’de Türkiye’yi biliyorlar mı?

Evet konuştuğumuz Nepalliler Türkiye’yi biliyor. Ama başkentini İstanbul sanıyorlar.

Nepal gezisinde yaşadığın güzel şey nedir?

Hiç cesaret edemem yapamam dediğim paragliding yani yamaç paraşütünü orada yaptım. Bir de daha önce turlarla seyahat etmiştim. Bu seyahat turla değil arkadaşlarla yaptık ve Nepal gezisi bana cesaretli olmayı öğretti.

Nepal’den kalan ilginç bir anın var mı?

Çok var ama tarihi bir konu unutulmaz sanırım. Nepal takvimine göre (Sambat) 13 Nisanı 14 Nisana bağlayan gece Nepal’de 2074 yılından 2075 yılına girdik. Çok gösterişli kutlamalar yapıldı. Bu güne tanıklık etmek benim için ilginçti… İnsanlar bugünü aileleriyle piknik yapıp geziler planlayarak geçiriyorlarmış. Yeni yılı bütün gece dans edip eğlenerek kutluyorlar.

Nepal’de en sevdiğin ve en sevmediğin şey neydi?

Bütün insanların günün her saatinde birbirlerine ya da turistlere “Namaste” diye selam vermeleri çok hoşuma gitti.

Paylaş

1 Yorum

  1. Sümbül yakarın gezisi çok hoşuma gitti, benimde bu şekilde bir tatil gezi planım var bakalım bende gerekli ihtiyaçları karşılayınca hemen çıkacağım geziye.

Yorum yapın

Sosyal medyada bizi takip edin...