Cuma, Aralık 14

Aytaç Aksoy: Bilinmezlik İçindeki Yolculukları Seviyorum…

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Kurumsal hayatta çalışırken ayrılarak bisikletiyle yollara düşen Aytaç Aksoy, “Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir’ demiş John Lennon. Ben de bu söze katılıyorum. Sürprizlerle dolu, bilinmezlik içinde olan yolculukları daha çok seviyorum” diyor…

Sen de kurumsal hayatı bırakıp yollara düşenlerdensin. O kararı verme sürecini anlatır mısın?

İşten ayrılmak kolay olmadı. Ben de pek çok insan gibi toplumsal normlara uymaya çalışır, saçma olduğunu düşündüğüm bir düzen içinde mutlu olmaya çalışırdım. Ay sonu banka hesabıma yatan maaşım en büyük mutluluk kaynağımdı maalesef. Ama hiç bir zaman ev, araba, eş, çocuk hayali kurduramadı bana aldığım maaş. Çünkü insanın gerçekliğinin kendisinde olduğunu biliyordum. İnsan en başta kendisini kandırmamalı ve kendisine yalan söylememeli.

İnsanın sevmediği bir işte çalışması kendi kendine yaptığı en büyük kötülük olduğunu ve bu kötülüğü daha fazla sürdürmemin doğru olmadığını fark ettim. Tabii bunda okuduğum kitapların, tanıştığım insanların, izlediğim filmlerin katkısı çok fazla. Bu gerçeği gördükten sonra geriye hayal ettiklerimi hayata geçirmek kalmıştı. Ben de tüm riskleri göze alarak işimden istifa edip yollara düşmeye karar verdim.

 

Kurumsal hayatta çalışırken seyahatlere çıkıyor muydun? Evet ise hangi tip seyahatlerdi?

Evet çıkardım. Yıllık izin zamanımın gelmesini dört gözle bekler ve o sürede plan yapmayı çok severdim. Bir keresinde iki aylık ücretsiz alıp Yunanistan’da bisikletli tur yaptım. Kalan zamanda da eve gelip bisikletimi bıraktıktan sonra bisikletsiz bir şekilde Avrupa’yı dolaştım. Gezilerimin daha çok bisikletimle olmasına özen gösterirdim. Çünkü bisikletimi çok seviyordum ve onunla gittiğim gezilerden her zaman daha çok zevk aldım. Turla yapılan geziler bana hiç cazip gelmedi. Hem kalabalık olması hem de insana özgürlük vermiyor olması yüzünden bu güne kadar hiç tercih etmedim. Bisikletsiz gezilerimde ise sırt çantam her zaman yanımda oldu. Ben turlara katılmadan, internetten yaptığım araştırmalar sonucunda merak ettiği yerleri tek başına gezenlerdenim daha çok.

Seyahatlerinde rotayla ilgili önceden planlar yapıyor musun yolda mı karar veriyorsun?

‘Hayat, sen planlar yaparken başına gelenlerdir’ demiş John Lennon. Ben de bu söze sonuna kadar katılıyor ve o yüzden ben de çok plan yapmamaya çalışıyorum. Sadece kabataslak nereye nasıl gideceğime karar verdikten sonra gerisini şansıma ve yola bırakıyorum. Sürprizlerle dolu, bilinmezlik içinde olan yolculukları daha çok seviyorum. Plan yaptığım çok gezim oldu. Ancak hemen hemen hepsi John Lennon’un sözünü doğrular gibi yolda bozuldu. O yüzden akışına bırakmayı daha çok seviyorum.

Bisikletle nereleri gezdin bugüne kadar? Bisiklet gruplarıyla da seyahat ediyor musun?

Türkiye içinde pek çok defa Ege kıyılarını dolaştım. Bodrum, Didim, Marmaris gibi. Kuzeyde ise Aliağa, Foça, Çandarlı, Dikili, Assos turları yaptım. Bozcaada’da bisiklet turu yapma şansım oldu. Yurt dışında ise Yunanistan’da bisiklet turu yaptım. Daha sonra en son yaptığım Hindistan ve Nepal turlarım var.

Sosyal medyadaki bisiklet kullanıcıları birbirine seyahatlerde destek oluyor mu?

Evet,destek veriyorlar. Bisiklet turcularının kullandığı Warmshowers isimli uluslararası bir ağ var. Bu ağ sayesinde, üye olduktan sonra gideceğiniz ülkede bu ağa üye olan kullanıcıları bulup onları evinde kalabiliyorsunuz. Ben de hem Hindistan’da hem de Nepal’de bu uygulamadan yararlanıp pek çok bisiklet kullanıcısının evinde kaldım. Bir keresinde Nepalganj şehrine geldiğimde Nepalganj bisiklet grubundan arkadaşlar beni karşılayıp bir otele yerleştirdi. Orası o ana kaldığım en güzel oteldi diyebilirim. Beni çok güzel ağırlayıp uğurladılar. Uğurlamadan önce de gruplarını hatırlatacak bir kaç hediye  de verdiler. Ve yolculuğum boyunca tüm Nepal’de ki arkadaşlarıyla haberleşip beni ağırlamalarını sağladılar. Tur boyunca evinde kaldığım, beni ağırlayıp bana yardım eden bisiklet dostlarına çok şey borçluyum. Onları hayatım boyunca unutmayacağım.

Diğer bisikletlilerle birlikte dolaşmayı seviyor musun?

Bisiklet gruplarıyla tur yapmayı sevmiyorum maalesef. Oldu bitti çok kalabalık içinde olmayı sevmeyen bir yapım var. Bu yüzden ben tek başıma tur yapmayı tercih ediyorum. Ama bisiklet gruplarıyla yapılan turların, yeni başlayan bisiklet kullanıcıları açısından faydalı olduğunu düşünüyorum. Birincisi bu turlarda pek çok yeni insanlar tanışma şansınız oluyor. İkincisi çeşitli disiplinlerde bisikletleri bir arada görme şansınız oluyor (dağ bisikleti, yol bisikleti, tur bisikleti gibi). Üçüncüsü yeni başlayacağınız bir turla ilgili başka fikirleri dinleme şansınız oluyor. Bu gideceğiniz rota için yeni bilgiler edinme anlamına da geliyor tabi. onun dışında kalabalık turların her zaman dezavantajlı olduğunu düşünüyorum. Yalnız başınıza karar vermek kolayken kalabalık olduğunuzda karar vermeniz zorlaşıyor. Nerede duracağınıza, ne yiyip ne içeceğinize, sabah kaçta kalkacağınıza, kaç gün kalacağınıza karar vermek tek başınayken her zaman daha kolay.

Son bisikletli seyahatte ilginç anılar varsa paylaşır mısın?

Kısa sürmesine rağmen yolda pek çok anı biriktirdim. İlk aklıma gelen iki anımı anlatayım size.

Hindistan ve Nepal insanları gerçekten yardım etmeyi seven, dürüst insanlar. Bir keresinde akşam olmak üzereyken gördüğüm düz, ormanlık alanda kamp kurmaya karar verdim. Yemeğimi yaptım, kahvemi içtim ve bir süre yolun karşısına geçip manzarayı seyrettim. Daha sonra dinlenmek ve bir şeyler okuyup yavaş yavaş uyumak için çadırıma gittim. Derken çok geçmeden motorla bir çift geldi yanıma. Nereden gelip nereye gittiğimi sorduktan sonra bana kamp kurduğum alanın çok yanlış olduğunu, yukarıdan kaya düşebileceğini, yıldırım düşebileceğini, sel gelip çadırıma ve bana zarar vereceğini, gece sarhoş insanların gelip beni rahatsız edeceğini ve buradan acilen taşınmamı söylediler. Ben her söylediklerini sakince geçiştirip burada kalmak istediğimi söyledim.

Adamla her seferinde anlaşsam da kadın bir türlü benim orada kalmama ikna olmadı. Ve her seferinde ikna olan kocasını yanıma geri gönderip beni oradan uzaklaştırmaya çalıştı. En sonunda çadır kurduğum alanın kaplanların gece geçiş bölgesini olduğunu ve geçen yıl bir köylüyü burada öldürdüğünü söyleyince tutunduğum tüm dallar elimde kaldı ve onları dinlemeye karar verdim. Onların da yardımıyla çadırımı bir köylünün evinin yan tarafına taşıdım. Beni oradan alıp başka yere çadır kurmamı sağlayan çift başından sonuna kadar benimle ilgilendi ve yeni yere yerleşmeme yardımcı oldular.

Yeni kamp alanım eski bir ahırın önüydü. Bisikletimi ahırın içine kilitledim. Son derece güvendeydi. Ama bulunduğum ortam eski bir ahır olsa da fazlasıyla koyun kokuyordu. O kokular eşliğinde ve sonradan yağan yağmurla birlikte son derece rahat bir uyku uyudum. O çiftin ve evlerinin yanında çadır kurmama izin veren ailenin yardımlarını hiç unutmayacağım.

-Bir keresinde de Nepalli bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Sindhuli Gadhi isimli yola gitmeye karar verdim. Yol genelde motorcular tarafından kullanılıyordu. Yolun manzarasının çok güzel olmasının yanında bol virajlı olması da ilgimi çekmişti. Kamp kurduğum alandan üç kilometre daha tırmandıktan sonra iniş başlamadan hemen önce yağmur başladı. Bir kenarda sığınıp yağmur dindikten sonra tekrar inişe başladım. Yol muhteşemdi. Ara ara durup fotoğraf çekiyor ve manzarayı seyrediyordum.

UÇURUMDAN YUVARLANMAKTAN SON ANDA KURTULDUM

Bir defa da  bisikletten inmeden manzaraya bakmaya niyetlendim. Hızım o sıralar 40-45 km. idi. o hızla başımı manzaranın olduğu yöne çevirmemle uçurumdan aşağıya düşeceğimi fark etmem bir oldu. Saniyeler içinde fren yapıp uçurumdan aşağıya yuvarlanmaktan son anda kurtuldum. Eğer oradan uçsaydım sanıyorum ki yoldan geçenler ancak parçalarıma ulaşabilirlerdi. Bu da unutamayacağım anılardan bir tanesi.

-Bir de safari yaparken gergedanla karşılaşmam var ki o da çok korktuğum bir andı. Hatta o anıma dair bir yazı bile kaleme aldım. Dileyenler blog sayfamdan verdiğim linki tıklayarak okuyabilirler. http://aylakleylek.com/index.php/2018/07/06/nepalde-national-park-deneyimi/

Yol anılarımı okumak isteyenler www.aylakleylek.com sayfamda okuyabilir.

Bisikletle yola çıkanlara neler önerirsin ya da uyaracağın noktalar olur mu?

Bisikletle yola çıkmanın, bir insanın kendisi için vereceği en iyi karar olduğunu düşünüyorum. Öncelikle bunun için o insanları tebrik ederim:)

Sonra da hayallerine sonuna kadar güvenmelerini, şüphe etmemelerini, cesur olmalarını tavsiye ederim. Yoldayken durum her zaman parlak olmayabiliyor ve her zaman her şey istediğimiz gibi gitmeyebiliyor. Bu yüzden yolda yaratıcı olmak, esnek olmak ve her zaman yeni fikirlere açık olmak çok önemli. İyimser olmak ve hayal ettikleri yolu tamamlamaya inançlı olmak çok önemli.

Son olarak yeni gezi planların nelerdir?

Eylül ayında Güney Amerika’ya gitmeyi planlıyorum. Uçakla Arjantin’e gideceğim. Ve Arjantin’de ‘Dünyanın Sonu’ olarak bilinen Ushuaia şehrine kadar pedallayacağım. Sonra  Şili boyunca pedallayıp Orta Amerika’yı da geçtikten sonra  Alaska’ya ulaşmaya çalışacağım. Tabii bu arada gönüllü işlerinde çalışıp konaklama ve yemek masraflarımı azaltmayı düşünüyorum.

Paylaş

Yorum yapın

Sosyal medyada bizi takip edin...